Cehennem dediğin, dal odun yoktur. Herkes ateşin kendin götürür.
Hiç ellerin taşı bana değmez, ille dostun gülü yaralar beni.
Demirin üstünde karınca izi, karanlık gecede görsün de gelsin.
***
kadılar müftüler fetva yazarsa
işte kemend, işte boynum asarsa
işte hançer, işte kellem keserse
dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
***
Başım alıp hangi yere gideyim
Gittiğim yerde buldu dert beni
Oturup benimle ibadet kıldı
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalın kılıç olup üstüme geldi
Çaldı bölük bölük böldü dert beni
***
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare
Mecnun edip çöle saldıktan sonra
Alemin bağına bülbüller konmuş
Nidem benim gülüm solduktan sonra
***
padişah katlime ferman dilese
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
cellatlar karşımda satır bilese
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
onyedi yerimden vursalar yara
cerrahlar derdime kılmasa çare
kemendi bend ile çekseler dara
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
karadır kaşları benzer kömüre
münafıklar zarar verir ömüre
ik’ellerim bağlasalar demire
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
eğer beni katsa kervan göçüne
götürseler hindistan’a maçin’e
urganım atsalar darağacına
yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
ahiri katlime ferman yazılsa
çıksam teneşire tabut düzülse
kefenim biçilse mezar kazılsa
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
pir sultan abdal’ım derim vallahi
ölsem terk eylemem pir’i billahi
huzur-u mahşerde dilerim şah’ı
yine geçmem ala gözlü şah’ımdan
***
kul olayım kalem tutan eline
katip ahvalimi saha böyle yaz
sekerler ezeyim sirin eline
katip ahvalimi saha böyle yaz
allahını seversen katip böyle yaz
dünü ol saha eylerim niyaz
umarım yıkılsın su kanlı sivas
katip ahvalimi saha böyle yaz
sivas ellerinde zilim çalınır
camlı beller bölük bölük bölünür
ben dosttan ayrıldım bagrım delinir
katip ahvalimi saha boyle yaz
münafıkın her dediği oluyor
gül benzimiz sararıban soluyor
gidi mervan sad oluban gülüyor
katip ahvalımı saha böyle yaz
pir sultan abdal ım hey hızır pasa
gör ki neler gelir sag olan basa
hasret koydu bizi kavim kardaşa
katip ahvalimi sah a böyle yaz
***
serseri girme meydana
aşıktan ahval isterler
kallaşlık ile urma dem
tasdik ehli kal isterler
uyan bu gaflet habından*
isbat isterler batından*
her aşıka sohbetinden
ikrar ile yol isterler
erenler oynar utulmaz
bu yola hile katılmaz
burda harmühre satılmaz
ya gevher ya lâ'l isterler
kılı kırk pare ederler
birin yol tutup giderler
dile n'itibar ederler
hâl içinde hâl isterler
pir sultan abdal n'eylersin
müşkil halledip söylersin
arısın çiçek yaylarsın
yarın senden bal isterler
***
önüme bir çığır geldi
bir ucu var şar içinde
aktarlar dükkanın açmış
ne istersen var içinde
gir dükkana pazar eyle
her şirindir hezar eyle
aya güne nazar eyle
ay muhammed nur içinde
ay ali´dir gün muhammed
okunan seksen bin ayet
balıklar deryaya da hasret
çarka döner göl içinde
göl içinde çarka döner
susuzluktan bağrı yanar
alemler seyrana da iner
seyir var seyir içinde
kuduretten verdi balı
bahanesi oldu arı
şimdi dinle ahuzarı
arı inler bal içinde
pir sultan'ım ey gaziler
yürekte yara sızılar
talipte pirin arzular
bülbül öter gül içinde
***
çeke çeke ben bu dertten ölürüm
seversen ali’yi değme yarama
ali’nin yoluna serim veririm
seversen ali’yi değme yarama
bu yurt senin değil konar göçersin
körpe kuzulardan nasıl geçersin
ali’nin dolusun bir gün içersin
seversen ali’yi değme yarama
ilgıt ilgıt oldu akıyor kanım
pir yoluna kurban verilir serim
benim derdim bana yeter efendim
seversen ali’yi değme yarama
abdal pir sultanım deftere yazar
hilebaz yar ile olur mu pazar
pir melhem çalmazsa yaralar azar
seversen ali’yi değme yarama
***
bugün yardan haber geldi
bir bir yandan bir bir yandan
eğildim bir buse aldım
bir bir yandan bir bir yandan
güzel olanı severler
yanağından gül dererler
kulakta mengiç küpeler
bir bir yandan bir bir yandan
baş koydum yarin dizine
uykular girmez gözüme
ağ ellerin sür yüzüme
bir bir yandan bir bir yandan
şekerden şerbet ezerler
ince tülbentten süzerler
dört yanım almış güzeller
bir bir yandan bir bir yandan
pir sultanım gel yanıma
seni sarayım canıma
dola kolların boynuma
bir bir yandan bir bir yandan
***
dünyanın üzerinde kurulu direk
emek zay olmadan sızlar mı yürek
bu düzeni kim kurmuş bizler de bilek
söyle canım söyle dinlesin canlar
ocağa koymuşlar köşe taşını
hak kollasın gerçeklerin isini
bir gün ağrıdırlar senin başını
söyle canım söyle dinlesin canlar
pir sultan abdal’ım farz eylesinler
yola gelmeyenden edilmez minnet
cümlenin muradı dünyada cennet
söyle canım söyle dinlesin canlar
***
ötme bülbül ötme, sen değil bagim
dost senin derdinden ben yana yana
tükendi fitilim eridi yagim
dost senin derdinden ben yana yana
deryadan bölünmüş sellere döndüm
ateşi kararmış küllere döndüm
vakitsiz açılmış güllere döndüm
dost senin derdinden ben yana yana
haberin duyarsın peyikler ile
yaramı sarsınlar sehidler ile
kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
dost senin derdinden ben yana yana
abdal pir sultan’ım, doldum eksildim
yemeden içmeden sudan kesildim
zülfün kemendine kondum asildim
dost senin derdinden ben yana yana
0 yorum:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.