LEV N. TOLSTOY

Af dileyen, kendi kendini itham eder.

Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır.

Başkaları için kendinizi unutun o zaman sizi de hatırlayacaklardır.

Bekleyebilen için her şey iyi sonuç verir.

Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.

Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne
zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.

Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.

Bizim mantık evliliği dediğimiz şey her iki tarafın da gençlik çılgınlıklarında bulunup iyice
kurtlarını döktükten sonra yapılan evliliktir...

Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan
Hıristiyanlıktan mukayese edilemeyecek kadar yükseklikte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına
sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek
Allah’ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.

Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu
vardır.

Eskiden önce orospularla yatıp sonra temiz aile kızlarını alırdık, şimdi önce temiz aile kızlarını alıp
sonra orospularla yatıyoruz…

Evliliğe kutsallık veren, aşktır.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer.

Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.

Haklı bir düşüncenin meyve vermemesi mümkün değildir.

Hayvan öldürmeden, insan öldürmeye sadece bir adım vardır; dolayısıyla hayvana işkence
etmekle, insana işkence etmek arası da sadece bir adımdır…

Her mutluluk birbirinin aynı, ama her mutsuzluk kendine özgüdür…

Her şey beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir.

Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Hiç kimse öfkesini yutmaktan daha güzel bir içki içmemiştir.

İktidar, ancak onu eğilip alabilme cesaretini gösterenlere verilir.

İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?

İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.

İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır.

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da
kendisini ne zannettiğini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür…

İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz…

Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.

Kadın, erkeği kılıçsız zapt eder ve ipsiz bağlar.

Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır.

Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil
içimizdedir.

Nasıl dünyada beyin sayısı kadar düşünce çeşidi varsa, yürek sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır

Ne kadar çok yardım edilirse, insanlar kendileri için o kadar az çalışacaklardır ve ne kadar az
çalışırlarsa fakirlikte o ölçüde artacaktır.

Ölümü düşünenin yaşamı kısalır.

Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için, güneşin doğduğunu sanırlar.

Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.

Sakın ahlak kurallarını çiğnemeyin çünkü öcünü çabuk alır.

Sanatta temel olan, yeni ve kişisel bir şey söylemektir. Büyük sanatçı bununla belli olur.

Sen yalan içinde yaşıyorsun, ben hakikatte iddiası, bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız
sözdür.

Sıkıntı sürecinde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi
amaçlayan faaliyete sanat denir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.